Yerin adı: Konya-Afyon güzergâhı üzerindeki Çay ilçesinin Vakıflar Mahallesi’nde Selçuk Sokak’ta yer almaktadır.[1]
Yapım Tarihi: İnşâ kitabesine göre H. 677/ M. 1278 yılında yaptırılmıştır. [2]
Kitabe: Taçkapıda inşa, usta ve âyet kitabeleri yer almaktadır. [3]
Vakfiye: Günümüze ulaşan bir vakfiyesi yoktur
Kurucu: Ebû’l-Mücahid Yusuf bin Yakup’tur.
Sanatçı: Portal nişinin yanlarında bulunan “amel-i Oğul Bey bin Mehmed” yazılı kitabeden mimar ismi öğrenilmektedir. [4]
Onarım Durumu: Medrese ile ilgili onarım kitabesi bilgisi bulunmamaktadır. Yapı kullanımda olduğu için zaman içerisinde değişimler geçirmiştir. M. Özkarcı, C.Huart’ın Mayıs 1891’de Çay ilçesi ziyaretinde yapının buğday deposu olarak kullanıldığı ifadelerinden yola çıkarak, yapının bu tarihten sonra camiye dönüştürülmüş olabileceğinin altını çizmiştir. Yapı bugün cami olarak kullanılmaktadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1960-1976 yıllarında tamir edilmiştir. [9]
Plan: Kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilen yapı dıştan 18.90x21.90m [5] ölçülerindedir. Kapalı avlulu, tek katlı ve iki eyvanlıdır. Giriş ve ana eyvanı ile dört oda ve iki dehlizden meydana gelmektedir. Kuzeybatı köşede yapıya bitişik iki katlı türbe mekanı yer almaktadır. Kuzeydoğu köşede çeşme yer almaktadır.
Üçboyutlu Özellik: Kuzeydeki cephenin ortasında, çift kollu ve üç basamaklı merdiven yüksekliği ile ulaşılan mukarnas kavsaralı taç kapı yer almaktadır. Dar ve uzun taç kapı, dışarıya 0.10m çıkıntı yapmaktadır. Taç kapı, 4.10x7.60m ölçülerindedir. 1.63x1.95m ölçülerindeki basık kemerli kapıdan yapıya giriş sağlanmaktadır. Giriş eyvanının iki yanında sivri beşik tonozlu oda bulunmaktadır. Giriş eyvanından, bir kenarı 8.50m [6] ölçülerinde olan kare biçimindeki avluya geçilmektedir. Avlu yelpaze pandantiflerle geçilmiş olan kubbe ile örülüdür. Kubbedeki açıklık daha sonra tuğla ile örülerek kapatılmıştır. Giriş eyvanını, giriş eyvanının iki yanındaki tonoz örtülü odaları ve kapalı avluyu doğu ve batı kanadında kuşatan dehlizler bulunmaktadır. Tonoz örtülü dehlizlere, avlunun iki kanadında yer almakta olan dörder kapı ile bağlanılmaktadır. Kapıların karşısında yer alan mazgal pencere açıklıkları Aptullah Kuran’a, bu hacimlerin dörder oda şeklinde bölümlenmiş hücreler olduğunu düşündürmüştür. Batı kanadındaki dehlizden kuzeybatı tarafındaki türbe mekanına geçilmektedir. Giriş eyvanının karşısında, bir basamak yüksekte yer alan ana eyvanda mihrap nişi bulunmaktadır. Mihrap nişinin iki yanında sonradan açıldığı veya büyütüldüğü belli olan [7] pencere açıklıkları görülmektedir. Ana eyvanın batı ve doğu tarafına kalan duvarlarında da birer niş bulunmaktadır. Ana eyvan hacminin batı ve doğu tarafında birer kare oda yer almaktadır. Bu kare mekanlar üçgen kuşak üzerine oturan tuğla kubbelerle örtülmüştür.
Malzeme: Ön cephesinde kesme taş malzeme kullanılan medresenin diğer duvarları moloz taştır. Örtü sisteminde tuğla, iç mekanda sırlı tuğla ve çini kullanılmıştır. İnşa kitabesi beyaz mermerdir. Yapının üst örtüsü bugün kurşun kaplamadır.
Süsleme: Taç kapı üç yönden bordürlerle kuşatılmıştır. Birinci bordürde düz silme, ikinci bordürde atlamalı olarak lotus-palmet dizisi, üçüncü ve dördüncü bordürde de geometrik bezemeler bulunmaktadır. Mukarnas başlıklı köşe sütunceleri yuvarlak gövdelidir. Başlıkların üzerinde çarkıfelek motifi görülmektedir. Kavsara dış köşeliğinde yıldız motifleri, bu alanın üzerinde kitabe yer almaktadır. Kitabe levhası geometrik süslemeli bir çerçeve içerisinde ele alınmıştır. Kitabe üzerinde köşelerde birer kabara yer almaktadır. Kabaraların ortasında bir rozet bulunmaktadır. Taçkapı kavsarasının mukarnas yuvaları iridir. Mukarnasın ilk sırasında mimar ismi yer almaktadır. Alttan üçüncü sırada ise bir aslan/kaplan figürü işlenmiştir. Giriş açıklığının iki yanında mukarnas kavsaralı mihrabiyeler bulunmaktadır. Zengin taş süslemesi dışında yapıda çini süslemeler de yer almaktadır. Çini süslemeler, yapının giriş eyvanının avluya bakan yüzünde, avlu kubbesi ve kubbeye geçiş elemanlarında, ana eyvan kemerinde ve mihrapta kullanılmıştır. Giriş eyvan kemerindeki lotuslar firuze renkli çinilerden kesilmiş palmetler ise tuğladan yapılmıştır. Mihraptaki çini süslemelerinde de çeşmede aynataşı olarak kullanılan, orijinalinde Bizans devrine ait olan taştaki süslemelerin İslamî bir yorumundan faydalanılmıştır. Bu çini süslemelerinde başvurulan uygulamalar Şerare Yetkin tarafından, çini sanatının gelişim sürecinde, iki önemli özelliği yansıtan süslemeler olarak görülmüştür. [8]
Tarihlendirme: Tarihlendirmede inşa kitabesinden faydalanılmıştır.
Değerlendirme: Aptullah Kuran, medresenin plan şeması itibari ile İnce Minareli Medrese’yi, çini süslemeleri bakımından ise Karatay Medresesi’ni hatırlatmakta olduğunu ifade ederek bu iki medreseden sonra onların bir sentezi olarak ortaya çıkmış önemli bir eser olduğunu vurgulamıştır.
Kaynakça:
[1] Mehmet Özkarcı, Afyon-Çay’da Ebûl-Mücahid Yusuf Külliyesi, Başbakanlık Basımevi, Ankara 1996, s.6.
[2] Mehmet Özkarcı, a.g.e., s.9.
[3] Bkz: Mehmet Özkarcı, a.g.e., s.33-38.
[4] Aptullah Kuran, Anadolu Medreseleri, C.1, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969, s.59.
[5] Mehmet Özkarcı, a.g.e., s.10.
[6] Mehmet Özkarcı, a.g.e., s.10-12.
[7] Aptullah Kuran, a.g.e., s.58-59.
[8] Şerare Yetkin, “Türk Çini Sanatından Bazı Önemli Örnekler ve Teknikleri”, Sanat Tarihi Yıllığı 1964-1965, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Enstitüsü, İstanbul 1965, s.77-84.
[9] Mehmet Özkarcı, a.g.e., s9-10.
KURAN, Aptullah; Anadolu Medreseleri, C.1, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969.
ÖZKARCI, Mehmet; Afyon-Çay’da Ebûl-Mücahid Yusuf Külliyesi, Başbakanlık Basımevi, Ankara 1996.
YETKİN, Şerare; “Türk Çini Sanatından Bazı Önemli Örnekler ve Teknikleri”, Sanat Tarihi Yıllığı 1964-1965, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Enstitüsü, İstanbul 1965.