"Selçuklular dönemi dinsel inanışları zamanın ve halkların alacalı karmaşasını dile getirmektedir. Selçuklular, insanlara, önyargısız, dinsel kör inançların üzerinde bakmayı çok önceden öğrenmişlerdir."
Vladimir Aleksandrovich Gordlevski

Saltuklular

Selçuklu fetihleri sırasında Doğu Anadolu’da kurulan Türk devletlerinden birisi Saltuklular’dır.

 

Erzurum bölgesinde bir asırdan fazla hüküm süren Saltuklular hakkında kaynaklar ve belgelerin verdiği bilgiler çok azdır. Beyliğin kurucusu Emir Saltuk, Malazgirt Savaşı’nda Türk ordusunun saflarında yer almıştı. Sultan Alp Arslan bu savaştan sonra Bizans İmparatoru IV. Romanos Diogenes’in ölümüyle barış şartlarının yerine getirilmemesi üzerine, emrindeki kumandalara Anadolu’da fetihlere devam edilmesini buyurmuştu. Saltuk da Erzurum ve civarını zapt ederek Saltuklular Beyliği’ni kurdu (464/1072). Bu beylik önceleri Büyük Selçuklu Devleti’ne tâbi idi, fakat bu devletin zayıflamasından sonra, bağımsızlığını kazandı. Saltuklu Beyleri birçok kez Gürcüler’e karşı savaştılar. Nitekim bunlardan İzzeddin II. Saltuk bu savaşlarından birinde Gürcüler’e esir düşmüş (548/1153), öteki Türk beyleri tarafından 100.000 dinar verilmek suretiyle kurtarılmıştır. İzzeddin Saltuk devrinde (526-563/1132-1168), Saltuklu Beyliği ülkesi Tercan’dan başlayarak Tahir Gediği’ne kadar uzanmakta; Erzurum, Bayburt, Amnik, Micingird, İspir, Oltu gibi şehir ve kasabaları kaplamakta idi. Nasıreddin Muhammed’in (1168-1191) ise, Irak Selçuklu Sultanı III.Tuğrul’a ve asıl iktidarı elinde tutan Atabeg Kızıl Arslan’a tâbi olduğu anlaşılıyor. Yine onun zamanında Gürcüler Erzurum önüne geldilerse de, bir kuşatmaya girişmeden aldıkları ganimetlerle yetinerek geri döndüler. Bu devrin dikkati çeken bir olayı da bu hanedandan Muzaffereddin Melikşah adlı Saltuk beyinin Gürcü kraliçesi Thamara ile evlenmesidir.

 

XII. yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye Selçukluları ve Eyyûbi Devletleri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki beyliklerin varlıklarını tehdide başlamışlardı. Nitekim Türkiye Selçuklu sultanı Rükneddin II. Süleyman Şah, Erzurum’a doğru yürüdü. Melik Şah onu istikbâl ettiyse de, Selçuklu sultanı bu Saltuklu beyini yakalatıp hapsettirdi. Böylece Saltuklu Beyliği sona ermiş oldu (598/1202).

 

Saltuklular devrinde, Erzurum bölgesi imar edilmiş ve zenginleşmiş bir durumda idi. Ayrıca bölgenin iktisadî hayatına da bir canlılık getirmişlerdi. Saltuklular’dan zamanımıza kadar bazı eserler de kalmıştır, bunlar, Kale Mescidi, Tepsi Minare, Ulu Cami ile bazı türlere ayrılır. Ayrıca Tercan’da bulunan Mama Hatun Kervansarayı ve Türbesi de sözü edilmeye değer Saltuklu eserlerindendir.

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!