"Dünyanın her yerinden insanların rahat ve huzur aramak için binbir umutla geldikleri, bir yuva olarak seçtikleri Konya şehrini hisar süsünden mahrum bırakmak hata olur. Her ne kadar haşmetimiz dünyanın etrafını saran bir sur olsa da zamanın dönmesi aynı kararda olmaz."
Sultan Alâeddin Keykubad, Konya

Ramazanoğulları

Ramazanoğulları, Oğuzların Üç Ok kolundandır. Üç Ok Türkmenleri XIII. yüzyılda, Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya geldiler. Dulkadiroğulları’ndan Karaca Bey, Memluklara isyan edenler ile birleşmiş ve bunlardan kendisine sığınan Halep valisini sultana teslim etmemişti. Bu sebepten Dulkadirli Beyliği Ramazan Bey’e verilmişti (753/1352). Bundan kısa bir süre sonra 755/1354’te Ramazan’ın oğluna “Türkmen Beyliği” tevcih edildi. Ramazan Bey bu tarihten önce ölmüş olmalıdır. Türkmen beyliği tevcih edilen Ramazan’ın oğlu I. İbrahim Bey, Memluklular ile yapılan mücadelede Dulkadiroğulları ve Karamanoğulları’na yardım etmişti. Karamanoğulları ile ittifak yaptığı ileri sürülen İbrahim Bey, üzerine kuvvet gönderilerek ve öldürülmüştür. Yerine geçen Şihabeddin Ahmet bazen Memluklulara itaat ederek onlara yardımda bulunmuş, bazen de onlarla muhalefete geçmiştir. 818/1415’te yedi aylık bir kuşatmadan sonra Tarsus’u Karamanoğulları’nın elinden aldı. Ayrıca Sis ve Ayas şehirlerine de hakim olmuştu. Onun ölümünden sonra oğulları arasında taht mücadeleleri başladı. Bunlardan II. İbrahim, beyliğin idaresine hakim olmayı başardı. Karamanoğulları ile birleşerek Memlukluların eline geçmiş bulunan Tarsus’u kuşattılar. Bu hareket üzerine Memluk sultanı tarafından azledilerek yerine kardeşi İzzeddin Hamza Bey tayin edildi (821/1418). Hamza Bey hakkında kaynaklarda fazla bilgi yoktur. Daha sonra Ramazanoğulları Beyliği Mehmet Bey’e verildi. Mehmet Bey’in zamanından itibaren Ramazanoğulları Beyliği eski önemini kaybetmiştir. Ramazaoğulları’ndan Mahmut Bey, Osmanlı sultanı I. Selim ile Mısır seferine katılmış ve Ridaniye Savaşı’nda ölmüştür (923/1517). Bu tarihlerde Ramazanoğulları’nın artık Osmanlıların himayesine girdiği anlaşılıyor. Mahmut Bey’in ölümünden sonra Ramazanoğulları Beyliği Pîrî Bey’e tevcih edildi (takr. 923/1517-1568). O, idaresi altındaki topraklarda çıkan isyanları hızla bastırmış, bir ara yurdunu bırakarak komşu eyaletlerde Beylerbeyilik yapmıştı. Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman tarafından, beyliğin iadesi ricasının kabul edilmemesi üzerine beyliğin başına dönmüştü. Son emir Pîr Mansur’un beylikten çekilmesi ile Adana doğrudan doğruya bir Osmanlı vilayeti haline geldi (1608).

 

Ramazanoğulları Beyliği’nden bilhassa Halil ve oğlu Pîrî Beyler Adana’da cami, medrese, han ve hamam olmak üzere birçok mimari eser meydana getirmişlerdir. Nitekim bu eserlerden Akça Mescit, bir külliye halinde yapılmış olan Ulu Camii ve Yağ Camii (Eski Camii) sözü edilmeye değer eserler arasındadır. Çukurova’nın hac yolu ve aynı zamanda önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunması, Ramazanoğulları idaresindeki bu bölgenin iktisadî bakımdan gelişmesini sağlamıştır.

Haberler


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!