"Ey ülkenin fatihi cihan padişahı (Sultan Alâeddin Keykubad). Dünya her zaman adaletinle diridir ve felek, senin çelik kılıcının kölesidir. Her kim zamanın darbesinden aciz kalır da senin gölgene sığınırsa, orada huzurlu ve sevinçli olur. Çünkü dünyanın sıkıntılarından emniyette olur."
İbn-i Bibi

İnaloğulları

Büyük Selçuklu tahtı için Tutuş ile Berkyaruk arasındaki mücadele sırasında Diyarbakır bölgesi muhtelif emirleri arasında paylaşılmıştı. Bu sırada Sadr adında bir Türk emiri de Âmid’e (Diyarbakır) hakim oldu. Sadr çok geçmeden öldü; yerine muhtemelen kardeşi ve bu sülalenin kurucusu olarak kabul edilen Türkmen emirlerinden İnal geçmişti (takr. 491/1098). Emir İnal da çok yaşamamış ve yerini oğlu İbrahim almıştı. Emir İbrahim, Tutuş’un ölümünden sonra ikiye ayrılan Suriye Selçukluları Devleti’nin Dımaşk koluna tâbi idi. 491/1098’de Haçlılar’dan Antakya’yı kurtarmak için harekete geçen Musul emiri Kürboğa idaresindeki Selçuklu ordusunda İnaloğulları da yer almıştı. Emir İbrahim değişen şartlara göre Büyük Selçuklular’a, Türkiye Selçukluları’na ve Ermenşahlar’a tâbi olmuştu. İl Aldı zamanında (503–536/1110–1142), Emir Zengi ve Mardin Artuklu emiri Timurtaş ile birleşerek Âmid’i kuşattılarsa da, şehrin kuvvetli surları karşısında çekilmek zorunda kaldılar (528/1134). Emir İl Aldı’nın ölümünden sonra İnaloğulları Beyliği’nde Vezir Nisanoğlu Mü’eyyed ed-Din ve evlatlarının önemli bir rol oynadıkları ve yönetime hakim olduklarını görüyoruz. Emir Timurtaş’ın 546/1151 yılında Âmid’i iki kere kuşatmasından sonra İnaloğulları ve bu emirliği baskı altında tutan Nisanoğulları ailesi Mardin Artukluları’na tâbi oldular. Ancak Artuklular bu şehre sahip olmak arzusundan vazgeçemiyorlardı. Hısn Keyfâ Artukluları’ndan Nureddin Muhammed, Salahaddîn Eyyûbi’ye bağlanmış ve ona karşı bütün vazifelerini yerine getirmişti. Ancak Nureddin’in bir isteği vardı, bu da Âmid şehrine sahip olmaktı. Salahaddîn, adı geçen şehri alıp ona vermeyi vaat etti. Salahaddîn verdiği sözü yerine getirmek için beraberinde Nûreddîn Muhammed olduğu halde Âmid üzerine yürüdü ve şehri kuşattı. Neticede 13 Muharrem 579/9 Mayıs 1183’de Âmid’e girerek şehri Nureddin Muhammed’e verdi. Böylece İnaloğulları Beyliği sona ermiş oldu.

 

İnaloğulları zamanında Âmid iktisadi ve kültürel bakımdan çok ilerlemiş, ayrıca şehirde mühim imar faaliyetlerinde bulunulmuştu. Emir İl Aldı zamanında yanan Diyarbakır Ulu Camii’nin tekrar yapıldığını biliyoruz. Yine bu emirin sur üzerinde bir kitabesi vardır. İnaloğulları zamanında Âmid’te dokuma sanayisi çok gelişmişti ve bu şehirde halı, kumaş ve çadır bezleri imâl ediliyordu. 516/1122 yılında ise Âmid’e bağlı Zü’lkarneyn ve Ergani kaleleri civarında bakır madeni bulunmuş ve işletilmeye başlanmıştı.

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!