"...sultanların sultanı, ümmetin koruyucusu, insanların koruyucusu, ülkenin hamisi, her tarafta emniyeti sağlayan, ihsanı yayan, yüce izzet sahibi, nesebi ulu, makamı temiz, fetihler sahibi, bahtiyar sultan Kılıç Arslan’ın torunu, din ve dünyanın yardımcısı Keyhüsrev’in oğlu Alâeddin Keykubad’dır."
el-Osmânî ez-Zencânî

Şems-i Tebrizi

(645/1247)

 

Azeri Türklerinden Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğlu olan ve 1185 yılında Tebriz'de dünyaya gelen Şems-i Tebrizi'nin asıl adı; Mevlana Muhammed'dir.

 

Şemseddin yani ‘ dinin güneşi' lakabıyla anılan Tebrizi; din ilimleri tahsilinden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf'a mürid olur. Ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalıştığından, diyar diyar dolaşır ve gezginliğinden dolayı kendisine “ Şemseddin Parende ” Uçan Şemseddin denilir. Tebriz'deki tarikat pirleri ve hakikat arifleri ona “ Kamil-i Tebrizi ” adını vermişlerdir. Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmud ile büyük âlim ve ünlü mutasavvıf Necmüddin Kübra'nın halifelerinden Cendli Baba Kemal'e bağlanarak onlardan feyz alır.

 

Şemseddin-i Tebrizi'nin, 645/1247 tarihinde öldürülüp şehit mi edildiği; yoksa kimseye haber vermeden Konya'yı terk mi ettiği bilinememektedir. Menakıbü'l Arifin'de Eflaki şunu anlatır; “(Şems) Bir gece Mevlâna'nın hizmetinde halvette oturmuştu. Adamın biri halvetten çıkması için dışardan yavaşça işaret etti. Derhal kalktı ve Mevlâna hazretlerine “ Beni öldürmeye çağırıyorlar” dedi. Uzun bir duraklamadan sonra “yaratma ve emir onundur ayetinde duyuralana uymak en doğru harekettir” dedi. Derler ki yedi kıskanç, hayırsız ve alçak kişi elbirliği etmiş ve dinsizler gibi pusu kurmuşlardır. Fırsat bulur bulmaz Şemseddin hazretlerine bir bıçak sapladılar. Bu sırada Şemseddin öyle bir nara attı ki, o yedi kişi kendinden geçti. Kendilerine geldiklerindeyse birkaç damla kandan başka hiçbir şey göremediler. O gün sabahtan akşama kadar o mana sultanından hiçbir iz elde edemedi.”

 

Makalat adlı eseri, Şems-i Tebrizi'nin bazı meclislerdeki sohbetleri sırasında, Mevlana ile konuşurken aralarında geçen bahislerin, müritler ve inkârcılar tarafından sorulan sorulara verdiği cevapların derlenmesiyle oluşmuştur. Eser aynı zamanda bize Mevlana'nın özel yaşantısını, onun hayat hikâyesini kapsayan birçok gizli hataları da gün ışığına çıkarmaktadır. Makalat , gizli kalmış konuları gün ışığına çıkarmasının yanı sıra; Mevlana'nın, Şems'e nasıl tabi olduğunu da açığa çıkarır. Kitap, Şems-i Tebrizi'nin çok keskin görüşlü bir bilgin olduğunu gösterir.

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!