"Alâeddin Keykubad'ın hayrat eserleri zamanın sayfaları üzerinde ve ülkenin her tarafında güneş ışığı kadar parlaktı."
Kerîmüddin Aksarâyî
Anasayfa » Selçuklular » Anadolu Selçuklu Müellifleri ve Eserleri » Müeyyidüddîn Mahmud el-Cendî

Müeyyidüddîn Mahmud el-Cendî

(Öl. 691/1292?)

 

Ebû Abdullah Müeyyidüddîn b. Mahmud b. Sâid el-Cendî , Fusûsü'l Hikem 'in şârihi, mutasavvuf-şairin doğum tarihi, ailesi ve hayatının ilk dönemleri hakkında bilgi yoktur. Adından da anlaşılacağı gibi Türkistan'da Cend şehrinde dünyaya gelmiştir.

 

Hayatının ilerleyen dönemleri hakkında bilgiyi müellifin Nefhatü'r-ruh adlı eserinden öğrenmekteyiz. Eserde Cendî'nin tasavvufa bağlanmasından sonra ilk başlangıçta tam bir boşluk içindeyken Yaradanın dışında her şeyi terk edip Hakk'a yönelmeyi düşünür. Fakat hocaları ve yakınları Cendî'yi bu yoldan caydırmaya çalışırlar. Hayrete düşen müellif istihâre yapmaya karar verir. Duyduğu ilk âyete göre hareket etmeye karar vererek Kur'an okunan bir meclise giren Cendî, burada hiçbir şeyin Allah'tan, Allah'ın resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha önemli görülmemesi gerektiğini ifade eden Tevbe sûresinin 24. âyetini işitince çok duygulanır ve güçlü bir vecd halinin etkisi altına girer. Daha önce kendisine karşı çıkan babasına annesinden kalan mirası bırakır eşine de mehre karşılık olarak binlerce altın vererek dünyayı terk edip Hakk yoluna yönelir ve ilk olarak hac bahanesi ile Cend'den ayrılır.

 

Cend'den ayrıldıktan sonra çok değer verdiği İbnü'l Arabî'nin halifesi Sadreddin Konevi'nin hizmetine girer ve onun yanında on yıl geçirir. Bu süre zarfında Konya'da da yaşayan Cendî Konevî'nin vefatı üzerine Konya'dan ayrılarak Bağdat'a giderek irşad faaliyetlerinde bulunur. Daha sonra Bağdat'tan ayrılarak Pervaneoğulları'nın hâkimiyeti altında bulunan Sinop'a gider. Nefhatü'r-ruh adlı eserini burada Farsça bilen ve tasavvufa ilgi duyan itibarlı bir hanımın ricası üzerine yazar. Cendî'nin ölüm yeri ve tarihi kesin değildir. Bağdatlı İsmail Paşa vefat tarihini 691/1292, Necîb Mâyil-i Herevî de 695/1296 olarak verir.

 

Eserleri

 

Yazarın en önemli eseri Nefhatü'r-ruh ve tuhfetü'l-fütuh 'tur. Sinop'ta Farsça kaleme aldığı eserde, dini ve tasavvufi konular ele alınmıştır. Kitap; önsöz, giriş ve iki bölümden meydana gelir. Dürerü'l –gâliyât, Muhtasar fî luzûmi't tecrîdil-külli zâhiren ve bâtınen ‘an mâsivallâh , Dîvân ve Kasîdetü'l-gaybiyye adlı günümüze gelen dört eseri daha vardır. ‘Ulûm-i Ahadî , Ma'ârif-i Ahmedî, Hulâsatü'l-irşâd ve irşâdü'l-hulâsa, İrşâü'l-kemâlât, Erzâku'l-hatmeteyn, Kitâbü'l Esmâ ve Şerhu Mevâkı'ın-nücûm yazarın atıflarda bulunduğu fakat günümüze ulaşamayan eserleridir.

Haberler


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!