"...sultanların sultanı, ümmetin koruyucusu, insanların koruyucusu, ülkenin hamisi, her tarafta emniyeti sağlayan, ihsanı yayan, yüce izzet sahibi, nesebi ulu, makamı temiz, fetihler sahibi, bahtiyar sultan Kılıç Arslan’ın torunu, din ve dünyanın yardımcısı Keyhüsrev’in oğlu Alâeddin Keykubad’dır."
el-Osmânî ez-Zencânî

Evhadüddin Hamid el-Kirmani

(Öl. 635\1238)

 

Anadolu Selçuklu devletinin kültür, siyaset ve tasavvuf hayatında önemli bir yer işgal eden Evhadüddin Hamid el-Kirmani, 1204 yılında Mecdüddin İshak'ın davetiyle birçok mutasavvıf ve ilim adamıyla birlikte Anadolu'ya gelmiştir. Kirmani asılında halife tarafından Anadolu'ya Şeyhu'ş-şuyûhi'r-Rum (Anadolu Şeyhlerin Şeyhi) unvanıyla gönderilmiştir. Bu unvanla biz onun Anadolu'daki Ahi teşkilatını kadrolaştıran ve yöneten kişi olduğunu anlıyoruz. Ahilik teşkilatı içerisinde, Ahi Evren olarak tanınan Şeyh Nasırü'd-din Mahmud'un kayınpederi ve Bacıyan-ı Rum teşkilatının kurucusu olan Fatma Bacı'nın da babasıdır.

 

Evhadüddin Hamid el-Kirmani, saraya da yakın bir kişi olmuştur. Onun I. Gıyaseddin Keyhüsrev ile bazı görüşmeler yapmış ve bunun neticesinde sultana bir de rubai söylemiştir. Kayseri'de Ahilere ve Türkmenlere yapılan baskılar sonucunda I. Alâeddin Keykubad Kayseri'de bazı görevlileri cezalandırarak Ahilere ve Türkmenlere sahip çıkmıştır.

 

Anadolu'da pek çok şehirde ikamet eden Kirmani en uzun süre ile Kayseri'de ikamet etmiştir. 1238'de Bağdad'da öldüğü bilinen Evhadüddin Hamid el-Kirmani'nin Konya Musalla Mezarlığında ona itaf edilen bir türbesi bulunsa da bu türbe onun müritlerinden birine ait olmalıdır. Evhadüddin Kirmani'nin bilinen tek eseri Rubaiyat ve Fevaid' dir.

Haberler


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!