"Dünyanın her yerinden insanların rahat ve huzur aramak için binbir umutla geldikleri, bir yuva olarak seçtikleri Konya şehrini hisar süsünden mahrum bırakmak hata olur. Her ne kadar haşmetimiz dünyanın etrafını saran bir sur olsa da zamanın dönmesi aynı kararda olmaz."
Sultan Alâeddin Keykubad, Konya

Ebû Hanife Abdülkerim ()



ASYEP

Bu proje Turkish Cultural Foundation katkılarıyla gerçekleştirilmektedir.

Projenin Amacı

ASYEP Anadolu Selçuklu Projesi'nin amacı hakkında bilgi almak için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Yöntemleri

ASYEP Anadolu Selçuklu Projesi'nde kullanılan yöntemler hakkında bilgi almak için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Proje Ekibi

ASYEP Anadolu Selçuklu Projesi'ni yürüten ekip hakkında bilgi almak için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Veri Tabanı

Anadolu Selçuklu Mimarisi yapı envanteri ile ilgili bilgi almak için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

İletişim

ASYEP Projesi ile ilgili iletişime geçmek için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Anadolu Türk Devletleri

ANADOLU BEYLİKLERİ



Türkmenler, Gazneli Devleti’nin baskısıyla, kendi varlıklarının tehlikeye düştüğünü görerek batı yönünde hareket etmişler, bunlardan bir kısmı Irak-ı Acem, bir kısmı ise Azerbaycan’a girmişlerdir. Daha sonra

Selçuklu Hanedanı

Selçuklu Hanedanı hakkında bilgi edinmek için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Haritalar

Anadolu Selçuklu Devleti hakkındaki haritalara buradan ulaşabilirsiniz.

11. Yüzyıl

Selçuklu Kronolojisi'nden 11. yy için bilgilere bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

12. Yüzyıl

Selçuklu Kronolojisi'nden 12. yy için bilgilere bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

13. Yüzyıl

Selçuklu Kronolojisi'nden 13. yy için bilgilere bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

14. Yüzyıl

Selçuklu Kronolojisi'nden 14. yy için bilgilere bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Artuklular

Artukular; Doğu Anadolu’da 1) Hısn Keyfâ ve Âmid, 2) Mardin ve Meyyâfârıkîn, 3) Harput’ta üç kol halinde hüküm sürmüş olan bir Türkmen sülalesidir. Bu sülale adını, ataları Selçuklu kumandanlarından Artuk b. Eksük’ten almıştır. Artuklula

Çobanoğulları

Çobanoğulları Beyliği, Kastamonu’da Türkiye Selçukluları’nın uç beyi (beylerbeyi) olarak bulunan, Oğuzlar’ın Kayı boyuna mensup Hüsameddin Çoban tarafından kurulmuştu. Sultan I.Alaeddin Keykubad, Çoban Bey’i deniz aşırı Suğdak (Kır

Danişmendliler

Bu Türkmen hanedanın kuvvet merkezi aslında, Kuzey Anadolu’da Tokat, Amasya ve Sivas çevresinde idi. Devletin kurucusu hakkında çeşitli rivayetler vardır. Emîr Dânişmend’in Bizanslılar ile bir savaşta ölen meşhur İslam kahramanı Battal Gaziî&#

Dilmaçoğulları

Doğu Anadolu’da kurulmuş olan Türk beyliklerinden birisi de Bitlis ve Erzen’de hüküm sürmüş olan Dilmaçoğulları’dır. Bu beyliğin kurucusu Dilmaçoğlu Mehmed (Muhammed) Bey, Sultan Alp Arslan devrinde Bekçioğlu Afşın, Ahmed Şah gibi Türkme

Ermenşahlar / Ahlatşahlar

Ahlât’ta XII. Yüzyılın başında kurulmuş olan bir Türk devletidir. Dolayısıyla bu sülaleye Ahlat-şahlar denildiği gibi, hakim oldukları bölge sebebiyle Ermenşahlar olarak da adlandırılmaktadırlar. Bu sülaleye ayrıca kurucusu Sökmen’e (yiğit, ka

İnaloğulları

Büyük Selçuklu tahtı için Tutuş ile Berkyaruk arasındaki mücadele sırasında Diyarbakır bölgesi muhtelif emirleri arasında paylaşılmıştı. Bu sırada Sadr adında bir Türk emiri de Âmid’e (Diyarbakır) hakim oldu. Sadr çok geçmeden öldü; yerine muhtemele

İzmir (Çaka/Çakan) Beyliği

Ege Denizi’nde ilk denizcilik faaliyetine girişen Türk beylerinden Çaka Bey’in kurmuş olduğu bir beyliktir. Çaka Bey hakkında çok fazla bilgi olmasa da onun Alp Arslan tarafından Anadolu’nun fethi ile görevlendirdiği beylerden olduğu bil

Mengücükler

Doğu Anadolu’da hüküm sürmüş bu Türk beyliğinin kurucusu kabul edilen Mengücük Gazi hakkında bilgimiz çok azdır.(Mengü:türkçe ‘ebedi’ anlamına gelmekte, “cük” ise küçültme ekidir).Mengücük Gazi’nin Malazgirt Savaşı’na i

Saltuklular

Selçuklu fetihleri sırasında Doğu Anadolu’da kurulan Türk devletlerinden birisi Saltuklular’dır.

Alaiye Beyleri

Alâiye Beyleri Alâiye’de (Alanya) önce Karamanoğulları’nın bir kolu olarak, daha sonra da Memlûk Devleti’nin hâkimiyeti altında hüküm sürmüşlerdi. Bu beyliğin kurucularının Selçuklu sultanının kızının oğullarından geldiği şeklindeki riva

Ankara Ahi Beyliği

Diğer beyliklerden farklı olarak beyliğin başına getirilecek kişi seçimle belirleniyordu. Bundan dolayı bazı araştırmacılar Ankara Ahi Beyliği yerine Ankara Ahi Cumhuriyeti ile buradaki ahi teşkilatlanmasını nitelemektedirler. 1290-1354 yılları arasında A

Aydınoğulları

Beyliğin kurucusu Mübarizeddin Gazi Mehmet Bey, Germiyanoğulları ordusunda subaşı idi. Aydınoğulları, Menteşe Beyi’nin damadı Sasa’nın yardımına gelmişler ve Bizanslılar’dan alınan Aydın-Eli topraklarının fethinde büyük rol oynamışlardır

Candaroğulları (İsfandiyaroğulları)

Türkiye Selçuklu sultanı II. Gıyaseddin Mesut, taht mücadeleleri sırasında Çobanoğulları’nın karıştığı bir savaşta esir düşmüş, fakat sonra kurtarılmıştı 691/1292. Sultan Mesut kurtarılma sırasında faydası görülen Şemseddin Yaman Candar’a Kast

Dulkadiroğulları

Dulkadirliler Oğuzlar’ın Bozok kolundandır. Onların ilk reisi Zeyneddin Karaca Bey, Eretna Bey’in eliden Elbistan’ı zaptetmiş ve Memluk sultanı Melik el Nazır Muhammed’den naimlik menşuru alarak Dulkadirli Beyliği’ni kurmuştu

Eretnaoğulları

Bu beyliğin kurucusu Eretna, Uygur Türklerinden olup Moğolların Anadolu valisi Timurtaş’ın maiyetinde bulunuyordu. Timurtaş’ın yerine Büyük Şeyh Hasan Celâyirî, Anadolu valisi tayin edildi. Eretna ülkenin durumunu iyi bildiğinden yine iş başın

Eşrefoğulları

XIII. yüzyılın ikinci yarısında Beyşehir ve Seydişehir taraflarında kurulmuş bir Türk beyliğidir. Beyliğin kurucusu Seyfeddin Süleyman b. Eşref, Türkiye Selçukluları’nın uç beyi idi. Selçuklu sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev, İlhanlı sultanı tarafı

Germiyanoğulları

Germiyanoğulları Kütahya ve çevresinde hüküm sürmüş bir Türk beyliğidir. Germiyan aşireti XIII. yüzyılda ilk defa Malatya taraflarında görülür. Daha sonra Germiyanoğulları, muhtemelen Moğolların baskısı üzerine, Kütahya bölgesine göç etmişlerdir. Germiyan

Hamidoğulları

Türkiye Selçuklu devletinin son yıllarında Isparta, Eğridir ve havalisinde bulunan Türkmenlerin reisi Felekeddin Dündar Bey, XIV. yüzyılın başlarında Hamidoğulları Beyliği’ni kurmuştu. Dündar Bey kuruluştan sonra Gölhisar, Korkut ili ve Antalya̵

Kadı Burhaneddin Ahmed Devleti

Devletin kurucusu Kadı Burhaneddin Ahmed’in ailesi aslen Harezmli olup, Oğuzların Salur boyundan gelmektedir. Burhaneddin, kadılığı sırasında siyasi hayatta kendini göstermeye başlamıştı. Bu başarıları üzerine Eretnaoğulları’ndan Ali Bey, Muha

Karasioğulları

Bu Türk beyliğinin atası XI. yüzyılın ikinci yarısından sonra Orta Anadolu’da bir devlet kurmuş olan Melik Dânişmend Gazi idi. Türkiye Selçukluları Dânişmendli Devleti’ni ortadan kaldırmış, bu aileye mensup olanlar Selçukluların hizmetine gire

Karamanoğulları

Orta Anadolu’nun güneyinde kurulmuş olup Anadolu beyliklerinin en önemlilerinden biridir. Karamanoğulları’nın, Oğuzların Afşar boyundan geldiği ve beyliğin kurucusu Karaman’ın babası Nûre’nin ünlü bir sûfî şeyhi olduğu bilinmektedi

Ladik (Denizli) Beyliği

XIII. ve XIV. yüzyıllarda Lâdik’te (Denizli) hüküm sürmüş bir Türk beyliğidir. Bu beylik hakkındaki ilk araştırmalarda, kurucusu İnanç Bey’in, Germiyanlılar’dan Ali Bey’in oğlu olduğu kabul ediliyordu. Son zamanlardaki bazı araştır

Menteşeoğulları

XIII. yüzyılın ikinci yarısında Güneybatı Anadolu’da kurulmuş olan bir Türk beyliğidir. Menteşe Beyliği’ni deniz yoluyla bu havaliye gelen ve içeri doğru girerek sahil ile Denizli arasına yerleşen Türkmenler kurmuşlardı. Muğla vilayeti (Karia)

Pervaneoğulları

Türkiye Selçukluları veziri Pervane Muineddin Süleyman 664/1266 yılında Trabzon Rum Devleti’nin elinden Sinop’u zapt ve kuvvetli nüfuzu sayesinde kendi üzerine temlik etmeyi başarmıştı. Pervane, oğlu Muineddin Mehmet’i nâibi olarak Sinop

Ramazanoğulları

Ramazanoğulları, Oğuzların Üç Ok kolundandır. Üç Ok Türkmenleri XIII. yüzyılda, Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya geldiler. Dulkadiroğulları’ndan Karaca Bey, Memluklara isyan edenler ile birleşmiş ve bunlardan kendisine sığınan Halep valis

Saruhanoğulları

Batı Anadolu’da merkezi Manisa olmak üzere kurulmuş bir Türk beyliğidir. Bu beyliğin kurucusu Saruhan’ın Harezmliler’in kumandanı iken Türkiye Selçukluları’nın hizmetine giren ve aynı adı taşıyan emîrin torunu olması kuvvetle muhte

Sahib-Ataoğulları

Karahisar (Afyon) ile çevresinde Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali’nin oğulları ve torunları tarafından kurulmuş olan küçük bir beyliktir. Fahreddin Ali, Selçuklu devlet adamları ve bilhassa Muineddin Pervane’nin mahirâne siyasetine karş

Taceddinoğulları

Sahilde bugünkü Bafra ile Ordu arasında, güneyde ise Niksar’a kadar olan saha üzerinde kurulmuş bir Türk beyliğidir. Bu beylik Emîr Taceddin tarafından kurumuş olup (takr. 749/1348), merkezi Niksar idi. Taceddin Bey başlangıçta Amasya emîrine tâbi o

Abdulah el-Konevî

Şerhü'l-menâr

Abdülmü'min el-Hûyî

Anadolu'da XII. yüzyılın sonlarından XIII. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı kabul edilen, Anadolu Selçuklu nakkaşı Hûyî hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Onun hakkındaki bazı bilgilere, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde korunan Ayyûkî&#

Ahi Evren

(Öl. 659/1261)

Daha ziyade Ahi Evren adıyla bilinen müellifin tam adı; Şeyh Nasirüddin Ebu'l Hakayık Mahmud b. Ahmed el-Hoyî'dir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen müellifin birçok kaynakta doksan üç yıl yaşadığı bildirilmektedir. Böylel

Ahmed Fakih

(Öl. 13. yüzyıl)

Anadolu'da Oğuz-Türkmen Türkçesi'nin ilk temsilcileri arasında sayılan Ahmed Fakih'in Konya'da yaşadığı bilinmektedir. Hakkındaki bilgilere genellikle Mevlevî ve Bektaşî kaynaklarında rastlanmaktadır. Bunlar arasınd

Ahmed Feridun Sipehsalar

Risale-i Sipehsalar be-menakib-i Hudaven

Ahmed-i Rûmî

(Öl. 750/1349 ?)

Müellifin hayatı ve ailesi hakkında kendi eserlerinde verdiği bilginin dışında pek bilgi yoktur. Rûmî'nin Anadolu'da ne zaman ve nerede doğduğu kesin olarak bilinmemektedir. Deka'iku'l-haka'ik adlı eserinde Rûmî

Ahmed Eflâkî

(Öl. 761/1360)

Şemseddîn Ahmed el-Eflâkî el-Ârifî'nin; ailesi, doğum yeri ve tarihi hakkında eski kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır. Müellifin asıl adı Ahmed olup, Eflâkî nisbesiyle tanınır. Arîfî nisbesi onun Ulu Arif Çelebi'ye bağlılığınd

Alâeddin Konevî

Şerhü't-ta'arruf fî husni't-tasarruf

Amidî

Âşık Paşa

(Öl.733/1332)

Kırşehir'de 670/1272'te doğan müellifin asıl adı Ali, mahlası ise Âşık'tır. Paşa/Başe olarak adının sonuna eklenen bir diğer mahlas onun ailenin ilk oğlu olduğunu göstermektedir. Hayatı hakkında bilinenler, oğlu Elvan Çele

Baba İlyas el-Horasânî

(Öl. 659/1240)

Anadolu'ya gelmeden önce hayatı hakkında bir bilgiye sahip olmadığımız Şeyh Ebü'l-Bekâ Baba İlyas-ı Horasânî, büyük olasılıkla Moğol istilası sırasında, yanındaki Türkmenler ile Anadolu'ya göç etmiştir. Baba İlyas hakkınd

Bahâeddin Veled

(Öl. 628/1231)

Belh'te 546/1151 yılında doğup, Bahâeddin lakabı ve Sultanü'l-ulemâ ünvanı ile şöhret buldu. Kendi ifadesine ve Sipehsalar ile Eflâki'ye göre “sultânü'l-ulemâ” unvanı ona rüyada Hz. Peygamber tarafından ve

Bedreddin-i Nahşâbî

Bedreddin-i Nahşâbî

Bedreddin

Bedreddin

Berzâ'î

Berzâ'î

Cemâleddin el-Vâsıtî

Cemâleddin el-Vâsıtî

Duhter-i Salar

Doğu geleneklerine göre adı zikredilmeyen ve babasının adıyla anılan Duhter-i Salar VII./XIII. yüzyıl başlarında yaşamıştır. Fars edebiyatının gelmiş geçmiş üç dört büyük kadın şairlerinden biridir.

Ebû Bakr İbn al-Zaki el-Konevî

(Öl. 683/1284'ten sonra)

Ebû Bekr'in hayatına dair bazı bilgileri, onun yazmış olduğu eserin mukaddimesinde bulmaktayız. Konevî nisbesinden anlaşılacağı gibi Konya'da doğan müellifin doğum tarihi bilinmemektedir. Ailesi hakkında da tek

Ebubekr-i Urmevî

(Öl. 682/1283)

Sirâceddîn Ebü's-senâ Mahmud b. Bekr-i Urmevi, nisbesinden de anlaşılacağı gibi Urumiye'de dünyaya gelmiştir. Onun ne zaman memleketini bırakıp Anadolu'ya geldiği belli değildir. Fakat onun neden Anadolu'ya geldiğine

Ebu Ca'fer Muhammed el-Berzâ'i

Ravzatü'l-Mürîdîn

Ebû Hanife Abdülkerim

Ebû Hanife Abdülkerim

Esed b. Umer b. Esed b. Ali es-Sâvî

Esed b. Umer b. Esed b. Ali es-Sâvî

Evhadüddin Hamid el-Kirmani

(Öl. 635\1238)

Anadolu Selçuklu devletinin kültür, siyaset ve tasavvuf hayatında önemli bir yer işgal eden Evhadüddin Hamid el-Kirmani, 1204 yılında Mecdüddin İshak'ın davetiyle birçok mutasavvıf ve ilim adamıyla birlikte Anadolu'ya gelmişt

Fahreddîn Irakî

(Öl. 688/1289)

Fahreddîn Irakî adıyla tanınan İbrahim b. Büzürcmihr b. Abdilgaffar-ı Hemedânî, Hemedan'ın Kumcân köyünde doğmuştur. Müellifin öldüğünde yetmiş sekiz yaşında olduğu göz önüne alınırsa 610/1213 yılı civarında doğmuş olduğu söylene

Gülşehrî

(Öl. 1317'den sonra)

Hayatı hakkında çok fazla bilgi olmayan müellif hakkında önemli tartışmalardan biri onun adı olmuştur. Bazı araştırmacılar onun asıl adının Ahmed ya da Süleyman olduğunu belirtirler. Bazı araştırmacılar İstanbul Arkeoloji M

Gregory Abû'l-Farac/Bar Hebraeus

(Öl. 1286)

Bar Hebraeus'un hayatı hakkında bilgilerimiz kısıtlı olmakla birlikte diğer müelliflerle karşılaştırıldığında elimizde onunla ilgili pek çok bilgi bulunmaktadır. Onun hakkında bildiklerimiz kendi eserinde verdiği bilgilere dayanmakta

Hacı Bektaş-ı Horasânî

Asıl adı Bektaş olup muhtemelen ölümünden sonra Hacı Bektaş-ı Veli diye şöhret bulmuştur. XIV. yüzyılda kendi adını alacak olan Bektaşilik tarikatının teşekkülüne adı karışan Hacı Bektaş-ı Veli'nin Yeniçeri Ocağı'nın ve Bektaşiliğin piri kabul edi

Hakim Bereket

Tuhfe-i Mubârizî

Hülasa der ilm-i tıb

Tabi'at-nâme

Mu'cizât-ı Nebi

Hatîb-i Farsî

Hatîb-i Farsî

Hoca Dehhânî

Dehhânî'nin hayatı hakkında bildiklerimiz, ondan günümüze gelen kasidesinde anlatılanlara dayanmaktadır. Buradaki verilen bilgilere göre Horasan'dan Anadolu'ya gelen Dehhânî tekrar geri Anadolu'ya dönmek istemektedir. F. Köprülü'nün ya

Hubeyş b. İbrahim et-Tiflisi

( Öl. H.600/1206)

Hayatı hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığımız yazar Tiflis'te dünyaya gelmiştir. Eğitimini kendi memleketinde tamamlayarak dönemin geçerli ilim dallarında ileri bir seviyeye yükselmiştir.

Hüsâmeddin Çelebi

( Öl. 683/1284)

Urmiye'den Anadolu'ya göç edip Konya'ya yerleşen bir aileye mensup olan Hüsâmeddin Çelebi 622/1225'te Konya'da doğmuştur. Eflâki, Hüsâmeddin Çelebi'nin sadece üç nesil geriye giden şeceresinde dedesinin adını

İbn'ül Kemal İlyas b. Ahmed el Kayseriyei

(Öl. H.500/M.1107)

Hayatı hakkında pek fazla bilgi bulunmayan yazar, İbnül Kemal diye ünlenen İlyas b. Ahmed el Kayseriyei adlı şahıstır. Güncel bilgilerimizle Anadolu'da ilk eser veren müelliftir.

İbn Bîbî

(H.679/1280)

Yazar hakkında pek fazla bilgi olmamakla birlikte onun hakkında bilgiyi yazdığı eserinde buluyoruz. Babası Cürcan'ın ileri gelen ailelerinden birine mensup Mecdeddin Tercüman annesi ise El-Bibi el-Müneccime'dir.

İshak b. Murad

İshak b. Murad

İsmaîl B. Rezzâz Cezerî

(Öl. XII-XIII. yüzyıl)

Yazdığı kitabın girişinde verdiği bilgiler dışında hayatı hakkında pek fazla bir şey bilinmeyen Cezerî; 1181-1206 yıları arasında Âmid'de (Diyarbakır) Artuklu hanedanının himayesinde bulunmuş; 1205'te tamamladığı Kitâ

Kadı Ahmed en-Nigîdî

El-veledü'ş-şefik

Tezkiretü'l-meşayih

Kadı Burhaneddin Mes'ud-i Anevi

(Öl. 620\1223)

Hakkında çok fazla bilgi olmayan müellifin Malatya'da kadılık yaptığı bilinmektedir. Yazarın günümüzde bilinen eseri Enîs'ul-kulûb , şehname vezninde, Farsça yazılmış ve Sultan I. İzzeddin Keykavus'a takdim edilmiştir. Es

Kâniî-i Tûsî

(Öl. 1273'ten sonra)

Horasan bölgesindeki Tûs şehrinden olduğu anlaşılan Emîr Bahâüddîn Ahmed b. Mahmûd-i Tûsî hakkında pek bilgi yoktur. Ancak Tûsî'nin manzum hale getirdiği Kelîle ve Dimne 'de, kendisinin çok rahat bir hayat sürdüğünü

Kerîmüddîn Mahmud-i Aksarayî

Kerîmüddîn Mahmud-i Aksarayî hakkında bildiklerimiz onun yazmış olduğu eserde verdiği bilgilere dayanmaktadır. Dönemin tarihi ve edebî kaynaklarında da adına rastlanmayan müellifin adındaki nisbeden, onun Aksaray'da doğup büyüdüğü söylenebilir.

Kutbeddin Mahmud-i Şîrâzî

(Öl. 710/1310)

634/1236'da Şiraz'da doğan müellif, hayatını seyahat, öğrenmek ve yazmakla geçirmiştir. İlk öğrenimini tamamladıktan sonra Merâga'ya giden müellif burada gözlemevinde çalışırken Hâce Nâsır-i Tûsî'den astronomi ilmini

Mevlâna Celâleddin Rûmî

(Öl. 672/1273)

Mevlâna, Mesnevî 'nin girişinde adını Muhammed b. Muhammed b. Hüseyin el-Belhî olarak kaydetmiştir. Mahlası Celâleddin, “Efendimiz” manasındaki “Mevlâna” unvanı ise onu yüceltmek için söylenmiştir. “

Mihael el-Malatî

Hâtırât

Muhammed b. Muhammed b. Mahmud-i Hatîb

Müellifin hayatına dair bildiklerimiz onun eseriyle sınırlı kalmaktadır. Farsça kaleme aldığı Fustâtu'l-adâle fî kavâidi's-saltana adlı eserini müellif 683/1284 yılında Muzaffereddin Mesud b. Yavlak Arslan b. Alp Yörük b. Hüsameddin Çûpan adına ya

Muhammed b. Mahmud el-Hatîb

Muhammed b. Mahmud el-Hatîb

Muhammed b. Mes'ud

Muhammed b. Mes'ud

Muhammed b. Ali

Muhammed b. Ali

Muhammed Gazi el-Malatyavî

(Öl. 608\1212)

İsminin sonundaki “Malatyavî” nisbesinden anlaşılacağı gibi Malatyalı olan müellifin Ravzatü'l-‘ukul adlı eserinde verdiği bilgilerden, hayatının büyük bir bölümünü Malatya'da geçirdiği anlaşılmaktadır. Malatyavî&

Muhammed b. Ali er-Râvendî

Râhatü's-sudûr ve âyetü's-sürûr 603/1206

Muhyiddin İbnü'l Arabî

(Öl.1239)

1165'te İspanya'da doğan İbnü'l Arabî'nin tam adı; Muhyiddin Ebu Abdullah Muhammed İbn-i Ali İbnü'l Arabî et-Tai el-Hatimi el-Endülüsî'dir. 1201 yılında Doğu'ya doğru seyahate çıkarak Mısır, Hicaz, Bağdat, Musu

Müeyyidüddîn Mahmud el-Cendî

(Öl. 691/1292?)

Ebû Abdullah Müeyyidüddîn b. Mahmud b. Sâid el-Cendî , Fusûsü'l Hikem 'in şârihi, mutasavvuf-şairin doğum tarihi, ailesi ve hayatının ilk dönemleri hakkında bilgi yoktur. Adından da anlaşılacağı gibi Türkistan'da Cend şe

Nasîrüddin Sicistanî

Nasîrüddîn Muhammed b. İbrahim Sicistânî-i Sivasî riyaziyat ve garip ilimlerde bilgisi olan birisiydi ve onun şiir de söylediği bilinmektedir. Hayatı hakkında çok fazla bilgi olmayan müellifin bilinen iki eseri vardır. Bunlardan biri Aksaray'da 1271&#

Nasıreddin Vaiz-i Tokâdî

Fütüvvet-nâme 689/1290

İşrâkât 699/1300

Necmeddin Ebû Bekr b. Muhammed er-Râzî

(Öl.654/1256)

Daha çok Necmeddîn Dâye adıylala tanınan müellif, Moğol istilasından kaçarken, I. Alaeddin Keykubad'ın davetiyle Malatya'ya gelmiştir. Müellif Malatya'da Şihabeddin Sühreverdî ile görüşmüş ve bir süre sonra da Kayseri'

Nizameddin Yahyâ

Nizameddin Yahyâ

Nizameddin Ahmed Erzincani

Güçlü bir şair ve II. Keykavus'un saray adamlarından biriydi. Önce bu sultanın münşisi, sora "Emir-i arız-ı Rûm" oldu. İbn Bibi onun hakkında "Sadr-ı kebir", "Melikü'l-kelam" ve "Umdetü's sade" gibi laka

Nizâmî-i Gencevî

(Öl. 611/1214?)

Müellifin hayatı hakkında çok kısıtlı bilgi bulunmakla birlikte, onunla ilgili bazı bilgileri kendi tezkiresinden edinmekteyiz. Genel olarak 1141-1145 yılları arasında doğduğu kabul edilir.

Sadreddin Muhammed el-Konevî

(Öl. 673/1274)

Sadreddin Muhammed b. İshâk al-Konevî 606/1210'da Malatya'da dünyaya gelmiştir. Babası Mecduddin İshâk gibi o da İbnü'l Arabî'nin öğrencisi olmuştur.

Sa'îdeddîn-i Fergânî

(Öl. 695/1295)

Ebu Osman Saîdüddîn Muhammed b. Ahmed el-Kâsânîel-Ferganî, Ekberiyye mektebine mensup sûfi müllifin hayatı ve ailesi hakkında fazla bilgi mevcut değildir. Mâverâünnehir'in Fergana vadisinde Kâsân şehrinde doğan Ferganî hakkında,

Sultan Veled

(Öl. 1312)

24 Nisan 1226'da Karaman'da doğan Veled'in babası büyük Türk mutasavvıfı Mevlâna Celâleddin Rumi , annesi Semerkand'lı Şerafeddin Lala'nın kızı Gevher Hatundur. Annesinin Harzem prenslerinden olması dolayısıyla, Sulta

Suriyeli Mihael

Mecma'u'r-rubaiyât

Şayyad Hamza

Yusuf ve Züleyha

Hâzâ dâstân-ı Sultan Mahmud

Şehzade Nasirüddin Berkyaruk

İkinci Kılıç Arsalan'ın oğludur. 584/1188'de babası ülkesini taksim ederken onu Koyulhisar ve Niksar hâkimi yaptı. Şihabeddin Sühreverdi bir süre onun yakınlarında olmuş ve öğretmenliğini yapmıştı. Pertevname risalesi'ni de onun adına yazmıştı

Şems-i Tebrizi

(645/1247)

Azeri Türklerinden Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğlu olan ve 1185 yılında Tebriz'de dünyaya gelen Şems-i Tebrizi'nin asıl adı; Mevlana Muhammed'dir.

Şihabeddin Sühreverdi-i Maktul

(Öl. H.558\1191)

Müellifin tam adı Ebu'l Fütûh Şihâbu'l-Hakki ve'l-Milleti ve'd- Din Yahya b. Habeş b. Emîrek es-Sühreverdî el-Maktul'dur. Yazar günümüzde Tahran ile Tebriz arasında Zincân şehrine yakın bir yerleşim olan Sühreve

Şihâbuddin Çoban

Tercüme-nazmu'd-dürer

Şihâbeddin-i Konevî

Şihâbeddin-i Konevî

Ulu Arif Çelebi

(Öl.1320)



Ulu Arif Çelebi, Sultan Veled Hazretleri'nin büyük oğludur. Annesi Selahaddin-i Zerkubi'nin kızı Fatma Hatun'dur. 670/1272 yılı Zilkade ayının 8. Salı günü dünyaya geldi. 1312'de babası Sultan Veled'in vefatı ü

Urfalı Mateos

(Öl. 1136'dan sonra)

XI. ve XII. yüzyıllarda Anadolu coğrafyasında yaşamış olan Ermeni müellifi Urfalı Mateos, Anadolu Selçuklu kültürel ortamında yetişmemiş olsa da yazmış olduğu eser, onu Anadolu Selçukluları hakkında bilgi veren sayılı müell

Ünsî

Selçuklular Şehnamesi 785

Yahya b. Mahmud

Yahya b. Mahmud

Yusuf-i Erzincânî

(H.690/1291)

Hâmûş-name

Yusuf b. Sa'id-i Sicistânî

Yusuf b. Sa'id-i Sicistânî

Yunus Emre

(Öl. 720/1321)

Türk milletinin yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri olan Yunus Emre'nin hayatı ve kimliğine dair hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir.

Zencânî

Zencânî

Ahlat Kazıları

Bitlis'in Ahlat ilçesinde bulunan tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Beyhan Karamağaralı ve Gazi Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Mühendislik Bölümü öğ

Alanya İçkale Kazıları

1990 Yılı Kazısı

Alanya İçkalesi kazısı 17 Ağustos–17 Eylül 1990 tarihleri arasında Prof. Dr. Oluş Arık (Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü) başkanlığında yapılmıştır.

Amorium Kazıları

1994 Yılı Kazısı

7 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında Dr. Chris S.Lightfoot, Dr. Eric Ivison, Karen Jarker, John Giorgi, Dr. Hande Günyol, Kate Hugher, Lynda Mulvin, Simon Mortimer, Paola Pugsley, Simon Young, Claudia Wagner ve Osman Kızılkılıç&#

Ani Kazıları

1965 Yılı Kazısı

Ani'de ilk kazılar 1965 yılında başlamıştır. Bu yılda bölgede XII. y.y.'a ait Selçuklu üslubunda bir Türk yapıtı bulunmuştur.

Delice Selçuklu Köşkü Kurtarma Kazısı

Kazıya 12 Ağustos 1993'te Hüseyin Karaduman başkanlığında başlanmıştır. Kazıda ele geçen buluntuların büyük bir çoğunluğu bezemeli alçı levhalardır.

Konya Mevlana Müzesi Semahane Bölümü Kazı Çalışması

1997 yılında başlanılan kazıya Naci Bakırcı başkanlık etmiştir. Çalışmada dergâhın bulunduğu yerin Anadolu Selçukluları döneminde saraya ait bir gül bahçesi olduğu ve bu bahçenin Alâeddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babasına hediye ettiği bilinmek

Kubad Abad Sarayı Kazıları

Kubadabad'ın kazıları 1949-50 yılları arasında Mehmet Önder ve Zeki Oral'ın keşifleri ile başlamıştır. Selçuklu devri tarihçilerinden İbni Bibi'nin eserinden faydalanılarak Beyşehir sahilinde bugünkü Hoyran köyünün 3 km açığında yer almaktadır

Samsat Kazıları

Atatürk Barajı'nın sularına gömülen Samsat antik kentindeki çalışmalar 1978 yılında başlamıştır. Çeşitli dönemlerde yapılan kazılarda Orta Tunç Çağı'na, Geç Hitit devrine tarihlenen buluntuların yanı sıra Selçuklu döneminden kalma figürlü lüsterle

İncirhan Kazıları

Burdur'un Bucak ilçesi sınırlarında bulunan XIII. y.y. Selçuklu eserlerinden İncirhan kazılarından ilki 1975 yılında yapılmıştır. O zamanın müze müdürü Kayahan Dörtlük'ün Gölhisar ilçesi Ulupınar Köyü sınırları içinde Toprak Tepe tümülüsü olarak b

Maden Sanatı

Kendinden önceki ve sonraki inanç dünyasını ritüelleri ile birlikte bünyesinde barındıran bir zaman diliminden, kültürden ve coğrafyadan bahsetmekteyiz. Fakat bu zengin atmosfer beraberinde bir karmaşa da taşımaktadır. Bu karmaşa içerisinde eser ve dönem

Ahşap Sanatı

Elini kullanmayı ve âlet yapmayı öğrenen insanın hayatın öznesi olmaya başlamasının öyküsüdür okumaya çalıştığımız. İnsanın doğal taşlarla beraber ilk eline aldığı malzeme olmuştur ahşap ya da ağaç. İlk olarak avı pişirmek ve ısınmak için ihtiyaç duyulan

Cam Sanatı

İnsanın süreklilik yapısı içeren belleği ve birikimiyle oluşan uygarlıkla, doğanın sunduğu maddeye biçim vererek onları işlevsel hale getirmenin eylemi olan teknik gelişimin bir özetidir camın serüveni. Teknik bir ihtiyaç olarak başlayan bu gelişime zaman

Seramik Sanatı

Toprağın ateşle raksıdır aslında seramiğin serüveni. Çamur ve ateş beraber tanıklık etmişler insanın yaşam mücadelesine. Yaklaşık 8000 yıldır bizimle beraber aynı coğrafyada soluk alıp gelişen, dönüşen bir malzeme olmuş seramik.

Çini

Ortaçağ Anadolu coğrafyasında uzun süren bir iktidar alanı yaratmış olan Anadolu Selçukluları beraberinde kültürel ve sosyal bir doku oluşturmuştur. İslam kültürünün yoğun olduğu bu doku konumlandığı bölge atmosferinin farklılıklarını özümsemeyi başarabil

Taş

İnsanın korunma, barınma ve mahremiyet ihtiyacıyla beraber doğan mimari, binlerce yıldır devam eden bir mekan oluşturma halidir. Mimari gelişimin ve yerleşimin ilk nüvelerini gördüğümüz Anadolu Coğrafyası bu serüvenin en önemli merkezlerindendir. Esas ola

Alçı

Anadolu Selçuklu mimarisinde kullanılan bezeme tekniklerinden bir diğeri ise alçı süslemedir. Alçı hem kolay şekillenebilen hem de kolay deforme olabilen bir malzemedir. Bu özelliğinden dolayı alçı yalnız iç mekânlarda kullanılmıştır.

Makaleler

Anadolu Selçuklu Devleti hakkındaki makalelere ulaşmak için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Tezler

Anadolu Selçuklu Devleti hakkında tezler için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Linkler

Anadolu Selçuklu çalışmalarına ulaşabileceğiniz linkleri buradan görüntüleyebilirsiniz.

Haberler


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!