"Dünyanın her yerinden insanların rahat ve huzur aramak için binbir umutla geldikleri, bir yuva olarak seçtikleri Konya şehrini hisar süsünden mahrum bırakmak hata olur. Her ne kadar haşmetimiz dünyanın etrafını saran bir sur olsa da zamanın dönmesi aynı kararda olmaz."
Sultan Alâeddin Keykubad, Konya

Bahâeddin Veled

(Öl. 628/1231)

 

Belh'te 546/1151 yılında doğup, Bahâeddin lakabı ve Sultanü'l-ulemâ ünvanı ile şöhret buldu. Kendi ifadesine ve Sipehsalar ile Eflâki'ye göre “sultânü'l-ulemâ” unvanı ona rüyada Hz. Peygamber tarafından verilmiştir. Eflâki, Bahâeddin Veled'in annesinin Harzemşahlar hanedanına mensup, Muhammed Tekeş'in kızı “Melîke-i Cihân” olduğunu belirtse de bu aslında kronolojik olarak mümkün değildir. Fakat yazılı kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda Bahâeddin Veled'in annesinin Harzemşahlar hanedanına mensup birinin kızı olmalıdır.

 

Üç yaşında babası Hüseyin el-Hatîbî'yi kaybeden Bahâeddin Veled, Belh'e yerleşmiş sûfimeşrep bir aileden gelmektedir. Menâkıbü'l-ârifîn ve Risâle-i Sipehsâlâr ve bu iki kaynağa dayanan diğer metinlerde Bahâeddin Veled'in eğitimi ve kiminle evlendiği belirtilmese de, Bahâeddin Veled'in Ma'ârif 'inde kendisinin küçük yaştan itibaren ciddi bir eğitim gördüğü, dini ilimlerde ve tasavvufta yetkin bir kişi olduğu anlaşılır. Yine aynı kaynakta, Bahâeddin Veled birkaç çocuğa sahip bulunduğunu, annesinin VII./ XIII. yüzyılın başında hala hayatta olduğunu belirtir.

 

Sonraki dönemlerde Bahâeddin Veled, zikirden usandığı için Harzem'e gidip orada İmâdüddin Tabîb adındaki bilginden tıp ilmi okumayı gönlünden geçirdiğini, vâizliği meslek edindiğini bildir. Yine kendi eserinde 1203-1210 yılları arasında Belh'te veya Vahş kasabasında oturduğu, ya da Belh'te ikamet edip kasabaya gidip geldiği ve her iki durumda da Vahş emiri ile ilişki kurduğu bildirilmektedir.

 

Eflâki ve ondan yararlanan diğer kaynaklara göre Fahreddin er-Râzî'nin kışkırtmalarına kapılan Harzemşah Alâeddin Muhammed Tekiş, Bahâeddin Veled'in kendisine karşı ayaklanacağını sanarak, onunla arası açılmıştır. Dönem kaynaklarından anlaşıldığına göre Bahâeddin Veled, Alâeddin Muhammed Tekiş'i birçok yerde sert bir üslup ile eleştirmekteydi. Tüm bu olanlar nedeniyle Eflâki, Bahâeddin Veled'in Belh'ten ayrıldığını belirtse de sonrasında olan olaylar tarihsel kronolojiye uymamaktadır. Aslında Belh'ten her ne sebep ile ayrılsa da Bahâeddin Veled sanıldığının aksine Anadolu'ya değil Harzemşahların henüz eline geçmemiş olan Semerkant'a gitmiş olmalıdır. İbnü'l Esîr'e göre 1210, Cüveyni'ye göre 1212'de Semerkant Harzimşah tarafından kuşatıldığı esnada Bahâeddin Veled oğlu Mevlâna ile burada bulunmaktaydı. Semerkant'ın Harzemşah'ın eline geçmesi ile Belh'e dönen Bahâeddin Veled bir süre sonra Moğol tehlikesinden çekinerek 1219 yılında Belh'ten ayrılmıştır. Belh'ten ayrılarak Hac vazifesini yerine getirmek için Nişabur, Bağdat, Kûfe üzerinden Mekke'ye sonrasında da Şam üzerinden Anadolu'ya giden Bahâeddin Veled, Malatya, Erzincan, Larende ve nihayetinde Konya'ya gelmiştir. Eflâki onun Erzincan Akşehir'inde İsmet Hatun'un yaptırdığı medresede dört yıl kaldığını, Larende'de de yedi yıla yakın bir süre ikamet ettiğini bildirir. Kısa zamanda şöhreti Konya'da yayılan Bahâeddin Veled, Eflâki'ya göre iri yarı, cüsseli bir zattı ve 23 Şubat 1231 yılında vefat etmiştir.

 

Eserleri

 

Bahâeddin Veled'in tek eseri, din ve tasavvuf alanında, Farsça yazılmış olan Ma'ârif' i göz önüne alındığında Bahâeddin Veled'in engin bir ruh dünyasına sahip olduğu gözlenmektedir. Bu eser Bedîüzzaman Fürûzafer tarafından yayınlanmıştır.

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!