"...sultanların sultanı, ümmetin koruyucusu, insanların koruyucusu, ülkenin hamisi, her tarafta emniyeti sağlayan, ihsanı yayan, yüce izzet sahibi, nesebi ulu, makamı temiz, fetihler sahibi, bahtiyar sultan Kılıç Arslan’ın torunu, din ve dünyanın yardımcısı Keyhüsrev’in oğlu Alâeddin Keykubad’dır."
el-Osmânî ez-Zencânî

Ahmed Fakih

(Öl. 13. yüzyıl)

 

Anadolu'da Oğuz-Türkmen Türkçesi'nin ilk temsilcileri arasında sayılan Ahmed Fakih'in Konya'da yaşadığı bilinmektedir. Hakkındaki bilgilere genellikle Mevlevî ve Bektaşî kaynaklarında rastlanmaktadır. Bunlar arasında, Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü'l- ‘ârifîn'i , Muhyiddin'in Hızırnâme 'si, Seyyid Hârûn-ı Velî Menâkıb-ı Hâce Fakih Ahmed Sultan ile Hacı Bektâş-ı Velî ve Hacım Sultan'ın Velâyetnâme 'leri gibi eserler bulunmaktadır.

 

Mevcut kaynaklar incelendiğinde, müellifin, Konya'ya Azerbaycan ve Horasan gibi bölgelerden geldiği, ölüm tarihi için 618/1221 ve 650/1252 gibi çeşitli yılların belirtildiği, mezarının ise Tebriz'de Asbust köyü, Konya'da Akşehir ve Hoca Fakih yöresi gibi birbirinden uzak yerlerde bulunduğundan bahsedilmesi dikkati çekmektedir. Sonuç olarak bir den fazla kişinin aynı adı taşıdığı anlaşılmaktadır. XIII. yüzyılda Konya'da Ahmed Fakih adında iki ayrı kişinin bulunduğunu A. Gölpınarlı belirtmektedir. Gölpınarlı'dan on yıl sonra İ. Hakkı Konyalı ikinci Ahmed Fakih'i ilk defa kendisinin bulduğunu iddia ederek konuyu tekrar gündeme getirmiştir. Turhan Genceî de aynı adı kullanan başka bir kişi ortaya çıkarmıştır.

 

Eserleri

 

Fakih'in Çarhnâme-i Ahmed Fakih der Bîvefâî-i Rûzigâr adlı eser, seksen üç beyitlik bir kasidedir ve kısaca Çarhnâme adıyla anılır. Dünyanın faniliğinden, dünya zevklerine kapılmanın yanlışlığından bahsederek bu dünyada ahiret için hazırlanmanın gerekliliğini öğütleyen bunun da kanaat ve alçak gönüllülük içerisinde yaşayıp ibadet etmek ve ahlaki güzelliklere sahip olmakla sağlanabileceğini açıklayan bir eserdir.

Haberler


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!