"Dünyanın her yerinden insanların rahat ve huzur aramak için binbir umutla geldikleri, bir yuva olarak seçtikleri Konya şehrini hisar süsünden mahrum bırakmak hata olur. Her ne kadar haşmetimiz dünyanın etrafını saran bir sur olsa da zamanın dönmesi aynı kararda olmaz."
Sultan Alâeddin Keykubad, Konya

Ahi Evren

(Öl. 659/1261)

 

Daha ziyade Ahi Evren adıyla bilinen müellifin tam adı; Şeyh Nasirüddin Ebu'l Hakayık Mahmud b. Ahmed el-Hoyî'dir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen müellifin birçok kaynakta doksan üç yıl yaşadığı bildirilmektedir. Böylelikle Ahi Evren'in ölüm tarihi 659/1261 göz önüne alındığında, 566/1171 onun için doğum tarihi olarak verilebilir. Yirmi kadar eser veren Ahi Evren, eserlerinin yanı sıra Anadolu'da Ahilik Teşkilatının kurucularından olması onu, Anadolu kültür tarihi açısından çok daha önemli bir noktaya taşımaktadır.

 

Hoy'da dünyaya gelen Ahi Evren; Azerbaycan, Horasan ve Maveraünnehir âlimlerinden ders almış ve Bağdat'ta tanıştığı Evhadüdin Kirmani ile 1204'te Anadolu'ya gelmiştir. Daha sonra Evhadüddin Kirmani'nin kızı Fatma Bacı ile evlenerek, kayınbabası ile birlikte Fütüvvet teşkilatının Anadolu'daki uzantısı olan Ahiliği kurarak Müslüman Türk esnafını örgütlemişlerdir.

 

Ahi Evren, 625 (1227–28) yılından sonra muhtemelen Sultan I. Alâeddîn Keykubad'ın isteği ile Konya'ya yerleşti. Burada hem sanatını icra ediyor, hem de müderrislik yapıyordu. Konya'da bulunduğu müddetçe gayet müreffeh ve itibarlı bir hayat süren Ahi Evren, Sultan I. Alâeddin Keykubad'dan devamlı destek ve himaye görmüş ve bu arada yazdığı bazı eserleri sultana sunmuştur. I. Alâeddin Keykubad sonrası sıkıntılı günler yaşayan Ahi Evren aynı zaman da Moğollara karşı sürekli mücadelede bulunmuş özellikle Ahi teşkilatının Kayseri'yi Moğollara karşı savunmaları da bu mücadelenin bir uzantısıdır.

 

1261 yılında Türkmenlerin ve Ahilerin Moğol yönetimine ve IV. Kılıç Arslan'ın yaptığı atamalara karşı çıktıkları isyanın çok sert bir şekilde bastırılması esnasında Ahi Evren ve Mevlâna'nın oğlu Alâeddin Çelebi de öldürülmüştür.

 

Eserleri

 

Letâifu'l-hikmet, Metali'u'l-ima, Tebsiratu'l-mübtedi ve tezkiretü'l müntehi, Menahic-i Seyfi , Letaif-i Gıyasiyye, Letaif-i Hikmet, Ağaz-u encam (vasiyet-name), Mürşidü'l-kifaye, Tuhfetü'ş - şekur (bu eser kayıptır.), Ulum-i Hakiki (bu eser kayıptır.), İlmü't-teşrih (bu eser kayıptır), Yezdan-şinaht, Müsari'u'l-müsari, Medh-i fakr-u zemm-i dünya, Tercüme-i el-elvahül-'imadiye, Tercüme-i en-Nefsü'n- Nâtıka , Tercüme-i Kitabu'l-hamsin fi usuli'd-din, Tercüme-i et- Teveccühü'l-etemmnahve'l hakk, Tercüme-i Miftahü'l Gayb, Mükâtebât .

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!