"Dünyanın her yerinden insanların rahat ve huzur aramak için binbir umutla geldikleri, bir yuva olarak seçtikleri Konya şehrini hisar süsünden mahrum bırakmak hata olur. Her ne kadar haşmetimiz dünyanın etrafını saran bir sur olsa da zamanın dönmesi aynı kararda olmaz."
Sultan Alâeddin Keykubad, Konya

Amorium Kazıları

1994 Yılı Kazısı

 

7 Temmuz-20 Ağustos tarihleri arasında Dr. Chris S.Lightfoot, Dr. Eric Ivison, Karen Jarker, John Giorgi, Dr. Hande Günyol, Kate Hugher, Lynda Mulvin, Simon Mortimer, Paola Pugsley, Simon Young, Claudia Wagner ve Osman Kızılkılıç'tan oluşan bir ekiple gerçekleştirilmiştir.

 

Aşağı Şehir kilisesi ve surlarının güneybatı kapısında iki ve Yukarı Şehri oluşturan höyüğün kuzey tarafında iki olmak üzere toplam dört ayrı noktada açmalara devam edilmiştir. Bunlara ek olarak Emirdağ ve çevresindeki tepelerin kuzey eteklerinde yüzey araştırması yapılmış. İlginç bazı yerleşim alanları, anıtlar ve yazıtlar kaydedilmiştir. Bütün bu izler Roma ve Bizans dönemlerinde yoğun olarak iskan edilmiş Amorium hakkında yeni bilgiler sunmuştur.

 

Yukarı Şehir

 

Yukarı Şehri oluşturan höyük üzerinde açılmakta olan “steptrench” deki yeni çalışmalar ilk olarak 1993'de bulunan çeşitli yapı izlerinin kronolojik stratigrafisini büyük ölçüde aydınlatmaktadır. Geçen sene içerisinde kullanılmış devşirme blokları görebilmek amacıyla kısmen incelenmiş, doğu-batı hattındaki iri duvar bloklarının, geç bir dönemde söküldüğü, ama bunun açmanın güney ucunu oluşturan savunma hattının yapımından önce höyük yamaçları traşlanarak, duvar önünde yer alan dik bir yamaç ile ek savunma tedbirlerinin uygulandığı görülmektedir.

 

Surlar arkasında 30 metre uzunluğunda yeni bir açmaya başlanılmış amaç Yukarı Şehrin iç kısımlarının da incelenmesiyle beraber höyüğün stratigrafisi üzerine yeni veriler elde etmektir. Kazılar, bu alanda Geç Selçuklu, Erken Osmanlı dönemlerine ait bir dizi yapı izi ve zemin tabakaları sunmuştur ki bunların arasında ahşap çatı kirişleri içine çökmüş boş bir oda da sayılabilir. Bu katmanlar ayrıca Amorium'daki en geç iskan evrelerini saptamak açısından faydalı olmuştur. Arkeolojik veriler ise kentin önemli bir Bizans kale şehrinden Selçuklular ve Erken Osmanlılar döneminde önemini kaybedişini süreç olarak belgelemeye yardımcı olur. Bu buluntuların tarihi kayıtları; demografik çalışmalar, çevre analizleri ile beraber değerlendirilmesi ile Geç Ortaçağ'da Orta Anadolu'nun ufak yerleşimlerinin sosyal özelliklerinin saptanmasında aydınlatıcı olacağı umulmaktadır.

 

1995 Yılı Kazısı

 

13 Temmuz-19 Ağustos tarihleri arasında Dr. Chris Lightfoot başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Kazıda Türk, İngiliz ve Amerikan üniversitelerinden yedi öğrenci de görev almıştır. Aslında Amorium bir Bizans kazısıdır fakat bu kazıda Selçuklularla ilintili eserler ortaya çıkarılmıştır. Burada, Aşağı Şehir Kilisesi'nde yapılan kazılar naosun kuzey kısmında ve orta bölmenin kuzey koridorunda yer alan Geç Orta Çağ'daki Türk katlarının incelenmesi amacına yöneliktir. Böylece hem yapının kronolojisi ile ilgili daha fazla bilgi elde edilmiş hem de Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapının ne amaçla kullanıldığı anlaşılmıştır.

 

1995 yılı kazısında en olağandışı buluntu oldukça parçalanmış şekilde bulunmuş birkaç adet pencere pervazı parçasıdır. Bu pervaz, kalıplama yöntemiyle alçıdan yapılmıştır. Tüm parçalar Selçuklu Dönemi kalıntılarında bulunmuş olup bazılarının asıl kuzey duvarın pencere ayaklarından düştüğü açıkça belli olur. Malzemenin kırılgan yapısı nedeniyle buluntular oldukça ufalanmış durumdadır ancak bazıları üzerindeki orijinal süslemelerin izlerini saptamak mümkün olmuştur. Ayrıca 1995 yılı çalışması sırasında yalnızca tek bir adet Selçuklu Dönemi'ne ait sikke tespit edilmiştir fakat kesin olarak tanımlanması gelecek sezonlara bırakılmıştır.

 

1997 Yılı Kazısı

 

2 Temmuz – 20 Ağustos tarihleri arasında Chris Lightfoot ve Yalçın Mergen başkanlığında yapılmıştır. Aşağı Şehir Kilisesi'nde ana nef ve bemada bulunan döşemeye ait çok renkli mermer dilimlerin soyulduğu, duvarların alçak kısımlarından freskoların döküldüğü ve kilisenin litürjik mimari elemanlarının tahrip edilişine tanık olan yangından sonraki ilk Hristiyanlık sonrası dönemi, templon üzerinde Selçuklu temellerinde bulunan bir sikke ile tarihlendirmek mümkündür. Ele geçen bu sikke tanımlanarak 13.yy'ın erken dönemine tarihlenmiştir. Aynı zamanda da binanın ilk Selçuklu Dönemi kullanımı için terminus antequem tarihlendirmeyi sağlamıştır.

Haberler

Selçuklular Sergisi açıldı...

İHTİŞAMLI BİR İMPARATORLUK, GÖRKEMLİ BİR MİRAS

ASYEP 360 kapsamında ilk çekimler tamamlandı!...

Altı Anadolu Selçuklu yapısının 360 derecelik iç ve dış mekan görüntüleri ASYEP sayfasında erişime açıldı

Anadolu Selçuklu Uygarlığı ve ASYEP Çalışmaları Ko...

Anadolu Selçuklu Uygarlığı, eserleri ve ASYEP çalışmalarına ait bilgiler aktarıldı.

Osmanlı Beyliği Mimarisinde Anadolu Selçuklu Gelen...

Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünü 1996 yılında tamamlayan Doç. Dr Sema GÜNDÜZ KÜSKÜ’nün yazığı eser Osmanlı mimarisinde..

XVIII. Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Ta...

22-25 Ekim 2014 tarihleri arasında Aydın’da, Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsü’ndeki Atatürk Kongre Merkezi’nde, Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenecektir.

Cerrâh-Nâme...

15. yüzyılın başında yazılan/resmedilen minyatürlü bir eser olan Cerrah-name cerrahi yöntemlerden ve ağırlıklı olarak ilaç yapımı..


Tüm Haberler


Bizden Haberdar Olun!